beğendiklerim

24 Şubat 2009 Salı

yorgunluk


eli kara çirkin niyetler, hesapçı bakışlar, hazır, planlı, ezberden diyaloglar..
yoruldum çok, ne varsa sanki.. hiç bişey yoksa, yarın yok. bu bile yeter bugünden tükenmeye. hiç bir beklenti, hiç bir istek ve niyet. öylesine başlayıp başladığı için biten, öylesine günler...
öylesine hevesler, geçmiş zamanlarda kalmış gibi hiç olmayacak gibi yeni rüyalar.
öylesine bitkin, öylesine...
sıradan bir gün.

3 Şubat 2009 Salı

Karanlıktaki Adam/Paul Auster

"... Er geç her ailenin başından olağanüstü olaylar geçer - korkunç suçlar, seller ve depremler, tuhaf kazalar,mucizevi biçimde talih kuşunun başa konması. Ayrıca gizleri, utanılacak sırları, içine dolduruldukları sandığın kapağı açılsa şaşkınlıktan ağzınızı açık bırakacak kadar çok gizli kapaklı şeyi olmayan bir tek aile yoktur dünyada.."
Son bir iki yılda başımıza gelenler için hep içimden geçirdiğim, "Neden biz?, neden ben? neden şu hiç sevmediğim insanlardan biri değil de biz, neden çok kıskandığım, dışarıdan öylesine mutlu huzurlu görünen şu birkaç örnek değil de , neden şehirdeki onca insan değil de, neden onca akrabanın içinde sadece biz?" , diyerek gerçekten, sıcacık lanet gibi bir öfke duygusunu sadece birkaç saniye giderebilmek için hiç bir sözcük, hiçbir teselli, hiçbir amaç, hiçbir ideal, hiçbir dua işte bu romanın bu ifadeleri kadar alnıma serin serin üflememişti.