beğendiklerim

19 Ocak 2009 Pazartesi

haftasonu eğlenceleri

Haftasonları cafeler, mağazalar, oyun salonları, spor alanları, sinema salonları hep çok dolu. Bütün haftanın iş stresini üzerinden atmak için çalışanlar üst üste tüketir eğlence-dinlence mekanlarını. Hafta içi bu kadar çok vakit olmaz haliyle insanların kendilerine ayırabilecekleri. Onca yere girebilmek, bişeyler içebilmek, bişeyler izleyebilmek, bişeyler yiyebilmek, stres atabilmek için de türlü saçma -ya da hadi mantıklı olsun- oyuna ellerindeki üç beş kuruşu verirler. Maksat stres atıp yeni güne, yeni haftaya yenilenerek, enerjik başlamak, daha iyi bir çalışan olup çalışıp para kazanmaya ve vergisini ödemeye devam edebilmek. Ben işte en çok bu vergi lafına gıcığım. Bi de bizden birileri demez mi ""havasını soluyosunuz, suyunu içiyosunuz, tabi vergisini vereceksiniz" diye, "vergi alınmasa nasıl kalkınacak memleket?" diye. O zaman çileden çıkıyorum işte. Hadi artı değerin çalışanların değil de sermayenin yemesinden, hadi her yediğimiz, içtiğimiz, konuştuğumuzun anında katma değerini (niye bi anda değer katılıyosa aniden) ödememizden geçtim, hadi düşük maaştan filan da geçtim, ötv' sinden, öiv' sinden, 8 yıllık eğitime katkısından, hadi hepsinden geçtim de, pardon da, hiç kusura bakmayın, aç kalmak da değil şikayetim ama neden bu kadar yoğun bir biçimde zamanımız çalınarak bize dinlenmek için sadece üst üste tıkıştırılmak üzere bırakılmış iki günbırakılıyo? Hem eğlenip, hem dinlenip, hem yenilenip, hem şu hem bu şekilde yeniden kendimiz için değil de yeni iş günleri için hazırlanacak kadar zaman bırakılıyo? Kimin için dinleniyoruz anlamıyorum ki? Bana yetmiyo sıkış tıkış eğlence- dinlence- yeme-içme mekanları ve bir haftada kazandığımızdan daha fazlası gerek aslında o iki gün içinde yeni haftaya hazırlanmak için. Oysaki bizim öncelikli giderlerimiz var bir de evle ilgili olan.
Sadece yaşamak için dünyaya gelip de bu kadar çok zamanımızın başkaları için çalınması ve üstüne üstlük bir de içine doğduğumuz dünya kadar verginin boğazımız sıkılarak alınması bence hırsızlığın üstüne pişkinlikten başka hiçbirşey değil. O-la-maz-- İkna olmam buna.
Kimse farkında değil mi, bizler ö-lüm-lü-yüz ve zamanımız hiç de o kadar fazla değil. Çalışmak için yaşamak değil yaşamak için çalışmak da değil, yaşamak için yaşamak ve çalışmaktan zevk almak istiyorum. ne mümkün!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder